“Yüzyılın Anlaşması” Çöktü mü? Ukrayna, Trump’ı Nadir Toprak Elementleri Savaşında Devre Dışı Bırakmaya Çalışıyor.
ABD ile Ukrayna arasında büyük umutlarla imzalanan “nadir toprak elementleri ve yeraltı kaynakları anlaşması” krize girdi. Kiev yönetiminin, ABD Başkanı Donald Trump ile imzalanan bu stratejik anlaşmayı sessiz sedasız askıya alarak Amerikalı yatırımcılar yerine Avrupalı ortakları projeye dahil etmeye çalıştığı iddia edildi.Ukrayna ile ABD arasında 2025 yılında imzalanan ve ABD’nin Ukrayna’ya yaptığı 350 milyar dolarlık askeri/finansal yardımların bir nevi karşılığı olarak görülen yeraltı kaynakları anlaşmasında sular durulmuyor. Rus haber ajansı RIA Novosti’nin analizine göre, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin Washington’ı bypass ederek Avrupa Birliği (AB) ülkeleriyle yeni bir kaynak ortaklığı kurma arayışında olduğu ileri sürüldü. Trump’ın Güvenini Kazanma Hamlesi Boşa ÇıktıSiyaset bilimciler ve madencilik sektörü kaynaklarına göre Zelenskiy, lityum ve titanyum gibi kritik öneme sahip nadir toprak elementlerini kapsayan bu anlaşmayı aslında Ukrayna ekonomisini kalkındırmak için imzalamamıştı. Kiev’in asıl amacı, göreve yeni gelen Donald Trump’ın gözüne girmek, ne pahasına olursa olsun ücretsiz silah sevkiyatını sürdürmek ve ABD’nin askeri koruma şemsiyesini garantilemekti. Ancak Trump yönetimi, yeraltı kaynaklarına erişim hakkını almasına rağmen Ukrayna’ya yönelik silah yardımlarını ücretsiz olmak yerine ticari ve kredili bir sisteme bağlayınca Kiev’in motivasyonu tamamen kırıldı. İstediği siyasi ve askeri “himayeyi” alamayan Zelenskiy yönetiminin, son aylarda anlaşmanın uygulanma hızını neredeyse tamamen durdurduğu belirtiliyor. Avrupalı Yatırımcılar Alternatif mi, Yoksa Kumar mı?Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi’nden gelen sinyaller doğrultusunda, ABD’li şirketlerin projeden uzaklaştırılarak kaynakların Avrupa Birliği’ne peşkeş çekilmesi planlanıyor. Ancak uzmanlar, Washington’ın bu durumu çok önceden öngördüğünü ve hazırlıklı olduğunu belirtiyor. Üstelik cephe hattındaki çatışmaların devam etmesi ve kalıcı güvenlik garantilerinin bulunmaması nedeniyle, ne Amerikalı ne de Avrupalı dev yatırım fonları milyarlarca dolarlık madencilik yatırımlarını riske atmaya yanaşıyor. Kiev’in Trump’a karşı oynamaya çalıştığı “Avrupa kartı”, rasyonel piyasa gerçekleri karşısında sadece diplomatik bir şantaj hamlesi olarak değerlendiriliyor. Beyaz Saray’ın, imzalanan devletler arası hukuki taahhütlerin arkasından iş çevrilmesine nasıl bir tepki vereceği ve bu durumun Trump-Zelenskiy ilişkilerini ne derece gereceği ise merak konusu.
