İNGİLİZ KOMÜNİST PARTİSİ’NDEN EZBER BOZAN MARILYN MONROE AÇIKLAMASI: “O BİR BURJUVA İKONU DEĞİL, SOSYALİST BİR YOLDAŞTI”
Dünya sinema tarihinin en büyük ikonlarından biri kabul edilen Marilyn Monroe, 100. doğum gününde alışılmadık bir anma mesajıyla gündeme geldi. İngiliz Komünist Partisi (CPB), Monroe’nun kapitalist sistem tarafından üretilmiş yüzeysel bir figür olmadığını savunarak, ünlü yıldızın “sınıf bilincine sahip bir sosyalist ve entelektüel” olduğunu ilan etti.”Yoldaş Marilyn” başlığıyla yayınlanan bildiride, burjuva basınının Monroe’yu yalnızca trajik bir figür veya “sarışın bomba” olarak yansıttığı eleştirilirken; onun işçi sınıfı kökenlerine, politik duruşuna ve FBI tarafından takip edilen radikal fikirlerine dikkat çekildi.”Sınıf Bilinci Mühimmat Fabrikasında Şekillendi”İngiliz Komünist Partisi, Norma Jeane Mortenson’ın çocukluğunun Los Angeles’taki koruyucu ailelerin yanında geçtiğini ve gençlik yıllarında bir mühimmat fabrikasında (Radioplane) montaj hattında çalıştığını hatırlattı. Açıklamada, Monroe’nun politik duruşunun bu proletarya kökenlerinden beslendiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:”Onun siyaseti montaj hattından doğdu. Monroe’nun sınıf bilinci, proletaryanın hayatta kalma mücadelesinin sıcaklığında dövüldü. Kendisini yönetmeye çalışan erkekleri gölgede bırakacak bir zekaya sahip olmasına rağmen, asalak stüdyo sistemi tarafından alınıp satılan bir meta haline getirildi.”FBI Dosyaları, Marx ve Anti-Irkçılık MücadelesiYayınlanan metinde, Monroe’nun ölümüne kadar FBI tarafından takip edildiği ve gizli dosyaların egemen güçlerin korkusunu kanıtladığı öne sürüldü. Kurulu düzenin, “Karl Marx okuyan ve Çin Devrimi’ne hayranlık duyan bir seks sembolünden” korktuğu iddia edildi.Monroe’nun aynı zamanda militan bir anti-ırkçı olduğu vurgulanan bildiride, ünlü caz sanatçısı Ella Fitzgerald’ın sahne alabilmesi için ırkçı engelleri (renk barajını) kendi popülaritesini kullanarak yıktığı ve McCarthy dönemi “komünist cadı avı” sırasında kara listeye alınan oyun yazarı Arthur Miller ile evlenerek kurulu düzene meydan okuduğu hatırlatıldı.”Onun Mücadelesi Sınıfsal Sömürü ve Ataerkiyleydi”Marilyn Monroe’nun yaşamının kapitalizmin erkek egemen bakış açısına karşı sürekli bir isyan eylemi olduğunu savunan CPB, açıklamayı şu güçlü vurguyla tamamladı:”Monroe’nun mücadelesi, sınıfsal sömürü ile ataerkil şiddetin kesişim noktasıydı. O, emeği kendi bedeni olan ve kendisinden sadece güzel ve sessiz olması istenen bir sistem tarafından aşırı sömürülen bir işçiydi. 100. doğum gününde bir ‘bomba’yı kutlamıyoruz; sınıfının kurtuluşunun, cinsiyetinin kurtuluşundan ayrılamayacağını anlamış, net bir sosyalisti onurlandırıyoruz. Doğum günün kutlu olsun, Marilyn Yoldaş. Mücadele devam ediyor.”
