Atatürk’e izin yok, Nur cemaatine var! Bu rezillik artık bardağı taşıran son damla.Milli Eğitim Bakanlığı, yıllardır düzenlenen Eğitim-İş’in “Gençlerden Atatürk’e Mektup Yarışması”na bu yıl izin vermedi. Gerekçe? “Sosyal Etkinlik İzinleri Yönergesi’ne uygun değil.” Aynı yarışmaya 2022’de izin verilmişti, önceki yıllarda da sorun çıkmamıştı. Ama bu yıl birden bire “yönerge” çıktı ortaya. Protokol eksik, şartname uymuyor, eksiklik varmış… Yusuf Tekin’in ağzından dökülen sudan bahaneler.2b73b9Aynı MEB, Hayrat Vakfı’yla (Nur cemaati geleneğinin Yazıcılar koluna bağlı) protokol imzalamış, okulları adeta vakfın arka bahçesine çevirmiş. “Ramazan Seninle Güzel” adlı ibadet yarışmasında öğrencilerin namaz, oruç, günlük manevi görevleri puanlanıyor. 60 bin öğrenci katıldı, puan topla, ödül kazan: drone, akıllı saat, umre, para… Okullarda duyuru yapılıyor, il milli eğitim müdürleri törenlere katılıyor, ödül dağıtılıyor. Her şey serbest, her şey destekleniyor.5ff5d7Çifte standart bu kadar açık, bu kadar iğrenç olamaz.Atatürk’ü anmak, Cumhuriyet’in kurucusuna gençlerin mektup yazması “yönergeye uymuyor” diye engellenirken, okullarda çocuklar mürit gibi ibadet puanlarıyla ödüllendiriliyor. Bir tarafta Ulu Önder’in adı bile okullarda anılmasın isteniyor, diğer tarafta cemaat vakfının maneviyat programı MEB’in resmi kanallarıyla pompalanıyor.Bu, eğitimde laiklikten, Atatürk ilke ve inkılaplarından adım adım uzaklaşmanın açık ilanıdır. Okullar bilim yuvası olmaktan çıkarılıp tarikat yuvasına dönüştürülüyor. Gençler Atatürk’le değil, cemaat disipliniyle yetiştirilmek isteniyor.Bakan Yusuf Tekin’e ve tüm sorumlulara sesleniyoruz:Bu utanç verici ayrımcılık, bu açık tarafgirlik, bu Cumhuriyet düşmanlığı nereye kadar?Atatürk’ün adını okullardan silmeye çalışmak, Türkiye Cumhuriyeti’ne ihanetten başka bir şey değildir.Eğitim-İş’in yarışması devam edecek, Atatürk’ü unutturmayacağız.Ama bu rezaletin hesabı bir gün mutlaka sorulacak.Atatürk’e izin yok, cemaate var dedikleri bu düzene son vermek, laik, bilimsel, çağdaş eğitimi yeniden kurmak boynumuzun borcudur.Bu kadar net, bu kadar sert. Çünkü gerçek de bu kadar acı.
