Dr. Vecdet Öz, kaleme aldığı son değerlendirme yazısında, devletlerin ve toplumların varoluş mücadelesini insan unsuru ve eğitim temeli üzerinden ele aldı. Ülkelerin de tıpkı canlı bir organizma gibi hücrelerden ve koruyucu sistemlerden oluştuğuna dikkat çeken Öz, asıl tehlikenin dışarıdaki zararlılardan ziyade sistemin içerisindeki bedensel zafiyetler olduğuna vurgu yaptı.
Organizmadan Devlete: Hücrelerin Sağlığı ve Yurttaşlık Bilinci
Yazısında devlet ile canlı organizma arasında çarpıcı bir benzetme kuran Dr. Vecdet Öz, şu değerlendirmelerde bulundu:
Yapı Taşının Önemi: Nasıl ki organizmanın yapı taşı hücrelerse, bir ülkenin yapı taşı da insanlardır. Hücreler sağlıklı ve fonksiyonlarına sadık olduğunda sistem görevini layıkıyla yerine getirir.
Zafiyetin Sonuçları: Sistem güçlü ve dirençli olduğunda sorun yaşanmaz; ancak en küçük bir zafiyette ve toparlanma sürecinin aksamasında, basit bir soğuk algınlığından ağır enfeksiyonlara ve hatta kansere varan felaketler zinciri devreye girer.
Varlık ve Yurttaşlık Bilinci: Bireylerin yurttaşlık bilincinin geliştirilmesi, sistemin sağlıklı işlemesi açısından hayati önem taşır. Ülke insanı istikbale dair kişisel mesuliyetinin farkında değilse, o ülkenin kalkınması, huzura ve refaha kavuşması mümkün değildir.
Mesleki Başarı Değil, Milli Bilinç Esastır
Şartlar ve yeteneklerin insanları doktor, mühendis, öğretmen, tüccar, subay veya devlet adamı yapabileceğini, mesleklerin kişisel kazanımlar olduğunu belirten Öz, şu kritik detayın altını çizdi: “Mesleği ne olursa olsun kişi, ilkokulda almış olduğu Yurttaşlık, Aile ve Hayat Bilgisi müfredatı ile bilinçlendirilmemişse eksik kalır. Eğer bu eksik tamamlanmışsa mesleği taçlanır; kişi şahsi menfaati için değil, milli servetin, toplumsal vicdanın ve ahlakın kurucusu ve koruyucusu olmak için çaba gösterir.”
Finlandiya Modeli ve Köy Enstitüleri Vurgusu
Kalkınma ve eğitim vizyonuna örnek olarak Finlandiya’yı gösteren Dr. Vecdet Öz, Rus yazar Grigoriy Petrov’un “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” adlı eserinin Mustafa Kemal Atatürk’ün de dikkatini çektiğini ve Atatürk’ün bu kitabın okul müfredatına konulmasını istediğini hatırlattı. Türkiye’deki Köy Enstitüleri’nin faaliyete geçmesinin de bu milli bilincin ve müfredatın bir eseri olduğunu belirtti.
Yazısını ülkemizin geleceğine dair umut ve kararlılık mesajıyla bitiren Öz, “Dilerim bir gün elimize iktidar olma fırsatı geçer de tahrip edilenleri onarır, yanlışları ortadan kaldırır, yıkılanları yerine koyar ve Atatürk’ün istikbale dair kurduğu hayallerin devamını en mükemmel şekilde yerine getiririz” ifadelerini kullandı.
