Pavel Durov’dan Sert Eleştiri: Macron, Avrupa’yı “Dijital GULAG”a Dönüştürmek İstiyo Telegram’ın kurucusu ve CEO’su Pavel Durov, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’u ağır bir dille eleştirdi. Durov, Macron’un düşük halk desteği nedeniyle çevrimiçi eleştirileri susturmak için Avrupa Birliği’ni (AB) sansür ve kitlesel gözetim ağına dönüştürmeye çalıştığını iddia etti.Durov, X (eski Twitter) platformundaki paylaşımında, AB’nin Dijital Hizmetler Yasası’nı (DSA) “sansür aracı” olarak nitelendirdi. Yasanın mimarlarından biri olan eski AB Komiseri Thierry Breton’un, Macron’un yakın müttefiki ve atadığı bir isim olduğunu vurgulayan Durov, “Macron, ultra düşük onay oranları karşısında çevrimiçi eleştirmenleri susturmak için tüm AB’yi DSA yoluyla sansür ve ‘Chat Control’ ile kitlesel gözetim yoluyla dijital bir GULAG’a dönüştürmeye çalışıyor” ifadelerini kullandı.Bu suçlamalar, ABD’nin Thierry Breton’a yaptırımlar uygulaması üzerine geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı, Breton’u DSA’nın “ustası” olarak tanımlayarak, 2024’te Elon Musk’ın Donald Trump ile görüşmesi öncesi tehdit içeren bir mektup gönderdiğini belirtmişti. Durov, bu yaptırımları destekler nitelikte paylaşım yaparak Macron’un politikalarını hedef aldı.Durov’un eleştirileri, daha önceki açıklamalarıyla da uyumlu. Telegram kurucusu, daha önce AB’nin “Chat Control” girişimini “otoriter” olarak nitelendirmiş ve Fransa’nın bu yasayı öncülük ettiğini savunmuştu. Ayrıca, Macron’un sosyal medya kullanımını eleştirerek, vatandaşların bilgi için “kurulu medya”ya bağımlı olmasını istediğini öne sürmüştü.Macron cephesinden henüz resmi bir yanıt gelmedi. Ancak Fransa Cumhurbaşkanı, geçmişte Telegram’ın içerik moderasyonu konusunda eleştirilere maruz kalmış ve platformun yasa dışı faaliyetlere göz yumduğu iddialarını reddetmişti.Bu tartışma, AB’nin dijital düzenlemeleriyle ifade özgürlüğü arasındaki gerilimi yeniden gündeme getirdi. Durov’un iddiaları, özellikle DSA ve Chat Control gibi yasaların sansür aracı olarak kullanıldığı yönündeki uluslararası eleştirileri güçlendiriyor. Konu, teknoloji devleri ile Avrupa regülasyonları arasındaki çatışmanın yeni bir örneği olarak dikkat çekiyor.(Gelişmeler takip ediliyor.)
